Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
stoop Dinle! {stu:p}
  • [N] eğilme, öne eğilme, kambur durma, yırtıcı kuşun avına saldırması, sundurma, kapı önü verandası
  • [V] eğilmek, öne doğru eğilmek, kambur durmak, alçalmak, tenezzül etmek, eğmek, hızla alçalıp avına vurmak {şahin vb.}
stoop f.
1. {öne} eğilmek; öne eğmek; over -in üstüne eğilmek/abanmak.
2. omuzları çökük/düşük olmak/durmak, hafif kambur olmak: He stoops. Omuzları çökük.
3. to -e tenezzül etmek: I didn´t think she´d stoop to doing that. Onu yapmaya tenezzül edeceğini zannetmezdim.

i. hafif kambur.
stoop i. {binanın dışında, birkaç basamakla çıkılan üstü kapalı} sahanlık.
stoop f.

i. eğilmek; kamburunu çıkarmak; tenezzül etmek, alçalmak, kendini küçük düşürmek; üstüne atılmak; eğmek;

i. eğilme; kambur duruş; tenezzül, alçalma; üstüne atılma {kuş}.
stoop i. {A.B.D.} ufak veranda.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
stoop to tenezzül et