İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| prostrate |
{'prɒstreıt}
- [A] yüzükoyun yatmış, perişan, yere serilmiş, bitkin, halsiz, ayağına kapanmış
- [V] yere yatırmak, yere sermek, perişan etmek, yormak, halsiz bırakmak
|
|
| prostrate |
s. 1. yüzükoyun yatan; yüzükoyun kapanmış. 2. halsiz, bitkin, güçsüz.
f. 1. {birini} yere sermek, yere yıkmak. 2. halsiz bırakmak, güçsüz düşürmek. |
|
| prostrate |
s.
f. yüzükoyun yatmış, yere uzanmış; birinin ayağına kapanmış, insafına kalmış; halsiz kalmış, takati kesilmiş; bot. yerde uzanan;
f. yere sermek, yere yıkmak; halsiz bırakmak, bitkin hale koymak. prostrate oneself secde etmek. prostrate oneself before ayağına kapanmak. prostration
i. bir şeyi veya kimseyi yere serme; secde; yere atılma, yere kapanma; takatsizlik, dermansızlık, aşırı yorgunluk; bezginlik. |
|
| prostrate |
pros.trate
pras'treyt
Sıfat
* yüzükoyun yatan.
* yere kapanmış.
* halsiz, bitkin, güçsüz.
Fiil
* yere sermek, yere yıkmak.
* halsiz bırakmak, güçsüz düşürmek. |
|
| prostrate |
yüzükoyun yatmış, yere uzanmış; birinin ayağına ka |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|