| prevail |
{prı'veıl}
- [V] galip gelmek, yenmek, hüküm sürmek, yürürlükte olmak, yaygın olmak, etkili olmak
|
|
| prevail |
f. yenmek, galip olmak; hakim olmak; yürürlükte olmak; yaygın olmak, âdet olmak; başarmak, etkili olmak. prevail on razı etmek, ikna etmek, gönlünü yapmak. prevail over, prevail against galip gelmek. |
|
| prevail |
f. 1. üstün/galip gelmek, galebe çalmak; over/against -i yenmek, -den baskın çıkmak. 2. {among/in} {-de} en çok ... bulunmak, en çok -e rastlanmak, yaygın olmak: That species prevails there today. Bugün orada en çok o türe rastlanmaktadır. 3. hüküm sürmek, hâkim olmak. 4. başarmak. 5. on/upon -i ikna etmek, -i razı etmek. |
|
| prevail |
pre.vail
priveyl'
Fiil
* üstün gelmek; [over/against] -i yenmek.
* hüküm sürmek, yaygın olmak.
* hâkim olmak.
* başarmak.
* [on/upon] -i ikna etmek, -i razı etmek. |
|
| prevail |
yenmek, galip olmak; hakim olmak; yürürlükte olmak |
|
|