İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| petty |
{'petı}
- [A] küçük, ufak, ufak tefek, önemsiz, aşağılık, kafalı: dar kafalı
|
|
| petty |
s. önemsiz, ehemmiyetsiz, adi, olağan, ufak tefek; ikinci derecedeki; pireyi deve yapan. petty cash küçük kasa; ufak kasa defteri. petty jury bak. petit jury. petty larceny çok değerli olmayan bir şey çalma. petty officer den. assubay, erbaş. pettily
z. önemsiz olarak; habbeyi kubbe yaparak. pettiness
i. küçük şeylerle uğraşma; aşağılık. |
|
| petty |
s. küçük, önemsiz, cüzi, ufak tefek. |
|
| petty |
pet.ty
pet'i
Sıfat
* küçük, önemsiz, ufak tefek. |
|
| petty |
önemsiz, ehemmiyetsiz, adi, olağan, ufak tefek; ik |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| |