İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| breach |
{bri:tʃ}
- [N] ihlal, uymama, çiğneme, bozulma, bozma {anlaşmayı}, gedik, yarık, dalgaların sahile vurup kırılması
- [V] gedik açmak, yarmak, kırmak
|
|
| breach |
i.
f. kırık, yarık, gedik; ihlâl, riayetsizlik {kanun v.b.}; bozulma; balinanın suda sıçraması; dalgaların sahile vurarak kırılması; {eski} yara;
f. gedik veya rahne açmak. breach of the peace asayişi ihlâl etme, kavga. breach of promise sözünden dönme, özellikle evlenme vaadini tutmama. breach of trust emniyeti kötüye kullanma leap into the breach imdada yetişmek. |
|
| breach |
i. 1. kırık, yarık, gedik. 2. huk. ihlal. |
|
| breach |
güvenliği kırmak |
|
| breach |
breach
briç
İsim
* kırık, yarık, gedik.
Hukuk
* ihlal. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|