Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
already Dinle! {ɔ:l'redı}
  • [ADV] zaten, bile, şimdiden, çoktan, önceden
already z. evvelce; şimdiden, halen; zaten.
already z.
1. şimdiden, halen {Türkçede genellikle çevirisiz kalır.}: You´re too late; he´s already gone. Geç kaldın; gitti.
2. Beklenenden daha erkeni göstermek için kullanılır: Has he finished already? Bu kadar erken mi bitirdi?
3. daha önce: As I´ve already seen it, there´s no need for me to come. Daha önce gördüğüme göre gelmeme gerek yok.
already al.read.y ôlred'i Zarf * şimdiden, halen ({Türkçede genellikle çevirisiz kalır.}:) You're too late; he's already gone. Geç kaldın; gitti. * (Beklenenden daha erkeni göstermek için kullanılır:) Has he finished already? Bu kadar erken mi bitirdi? * daha önce: As I've already seen it, there's no need for me to come. Daha önce gördüğüme göre gelmeme gerek yok.
already evvelce; şimdiden, halen; zaten.