| bind |
{baınd}
- [N] bağlayan şey, bağlı nota işareti
- [V] bağlamak, ciltlemek, tutturmak, tutmak, engel olmak, donmak {beton}, sarmak, sargılamak, usandırmak
|
|
| be in a bind |
- [ID] başı dertte olmak, başı belâda olmak
|
|
| be in a bind for |
- [V] ihtiyacı olmak, muhtaç olmak
|
|
| bind a bargain |
|
|
| hop bind |
|
|
| automatic bind (SQL) |
otomatik bağlama |
|
| bind |
f.
i. bağlamak yerine tespit etmek, raptetmek; dondurmak; tutmak, menetmek, engel olmak; inkıbaz etmek; kenarını tutturmak ciltlemek; huk. senetle bağlamak; donmak, tutmak {çimento v.b.};
i. bağlayan şey. bind over veya down huk. mali kefaletle bağlamak, senetle bir işi yapmaya mecbur tutmak. bind up sargı ile bağlamak. in a bind çıkmaza girmiş güç durumda. |
|
| bind |
f. {bound} 1. bağlamak; sarmak. 2 kenarını tutturmak. 3. ciltlemek. 4. {dar bir giysi} rahatsız etmek, fazla sıkmak. |
|
| bind |
bağlamak |
|
| bind, to |
bağlamak |
|
| dynamic bind (SQL) |
dinamik bağlama |
|
| Windows Sockets bind() error |
Windows Sockets bind{} hatası |
|
| bind |
bind
baynd
Fiil (D) bound
* bağlamak; sarmak.
* kenarını tutturmak.
* ciltlemek.
* {dar bir giysi} rahatsız etmek, fazla sıkmak. |
|
| bind |
bağlamak yerine tespit etmek, raptetmek; dondurmak |
|
| bind together |
birarada bağla |
|
| bind |
bağla |
|
| bind |
bağlamak |
|
| bind |
yarayı sarmak |
|
| bind |
ciltlemek |
|
| bind |
yasa gücü ile zorunlu kılmak |
|
|