Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
v.belirle:adj.belirli determined

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
belirli
  • [A] specific, certain, particular, stated, clear, definite, definitive, determinate, precise, set
belirli amaç
  • [N] specific aim
belirli biçimi olmayan kısa müzik parçası
  • [N] bagatelle
belirli bir topluluğa özgü hastalık
  • [N] endemic
belirli bir uzaklık
  • [N] certain distance
belirli nedenlerle
  • [ADV] certain: for certain reasons
belirli süre
  • [N] time limit
belirli türde mal veya malzeme satan kimse
  • [N] chandler
belirli designated, determined, definite; specific.

belirli belirsiz dim, indistinct.

belirli geçmiş zaman gram. definite past tense.
belirli * designated, determined, definite; specific.
belirli belirsiz * dim, indistinct.
s_h|o_h.ata+e.belirle appoint
v.s_h|o_h.ata+e.belirle:adj.kararlaştırılmış appointed
belirli bir duruma getir bring into a certain state
belirli bir duruma getir brought into a certain state
belirle determine
n.belirleme:v.belirle:prep.belirleyerek determining
belirli bir ses ver intone
belirli aralıklarla çıkan gazete newsletter
belirli bir süre çalışan kişi part timer