Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
twist s.o.´s arm k. dili birini zorlamak/mecbur etmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
twist smb.'s tail
  • [ID] kuyruğuna basmak, rahatsız etmek, zararı dokunmak
twist Dinle! {twıst}
  • [N] büklüm, dönme, burkma, bükülme, burkulma, kıvırma, bükme, çarpıtma, kıvrım, düğüm, yeni çözüm, eğilim {kötü}, sarma sigara, ibrişim, ip, girdap, viraj, dönemeç, tvist {dans}
  • [V] bükmek, dolamak, kıvırmak, bükülmek, sarmak, burmak, burkmak, çarpıtmak, dönmek, kıvrılmak, kıvranmak, burkulmak, kıvrılarak akmak
twist about
  • [V] kıvrılmak
twist smb. round one's finger
  • [ID] parmağında oynatmak
twist smb.'s arm
  • [ID] kolunu bükmek, zorlamak
twist the facts
  • [V] gerçekleri çarpıtmak
a twist of the wrist hüner, ustalık.
angle of twist burulma açısı
be in a twist İng., k. dili endişe/telaş içinde olmak.
get one´s knickers in a twist İng., k. dili heyecanlanmak.
get one´s knickers in a twist İng., k. dili endişeye/telaşa kapılmak.
sprain/twist one´s ankle ayağını burkmak, ayak bileğini burkmak.
twist f.
1. bükmek, sarmak, burmak; bükülmek, sarılmak, burulmak.
2. ters anlam vermek, çarpıtmak.

i.
1. bükülme, sarılma, burulma.
2. ibrişim; sicim.
3. düğüm.
4. dönme, dönüş.
5. tvist dansı.
6. değişiklik.
twist f.

i. bükmek; sarmak; burmak; burkmak; ters anlam vermek; bükülmek; sarılmak; burulmak; şaşırtmak; helezoni döndürmek; kıvrımlar meydana getirmek; dolambaçlı yönde çevirmek; bozmak;

i. bükülme; sarılma; burma; burkulma; ibrişim; burmalı ekmek; bükme, bükülmüş şey; düğüm; dönme; dönüş; topun havada dönerek gitmesi; kötülüğe meyil; bükme kuvveti; twist dansı; değişiklik. twist around ones finger parmağının ucunda oynatmak. twist off büküp koparmak. twist ones arm zorlamak, mecbur etmek. twist ones words birinin sözlerine yanlış anlam vermek. twist the lions tail damarına basmak{İngiliz halkını sinirlendirmek için}. twist up büküp bırakmak. a twist of the wrist hüner, ustalık. twisted

s. bükülmüş; şaşırtılmış, sapkın. twister

i. büken şey veya kimse; yuvarlanarak giden top; kasırga, hortum.
twist of fate
1. büklüm. dönme. burkma. bükülme. burkulma. kıvırma. bükme. çarpıtma. kıvrım. düğüm. yeni çözüm. eğilim {kötü}. sarma sigara. ibrişim. ip. girdap. viraj. dönemeç. tvist {dans}. bükmek. dolamak. kıvırmak. bükülmek. sarmak. burmak. burkmak. çarpıtmak. dö.
twist off büküp koparmak.
twist s.o. around one´s little finger birini parmağında oynatmak/çevirmek.
twist s.o. around one´s little finger k. dili birini parmağında oynatmak.
twist s.o.´s words birinin sözlerini çarpıtmak.
twist the lion´s tail İngilizlerin damarına basmak.