İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| smash! |
- [INTRJ] şangır şungur!, şangır!
|
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| smash-and-grab raid |
- [N] yağmalama: vitrini kırarak yağmalama
|
|
| smash |
{smæʃ}
- [ADV] gürültüyle, şangır şungur, şangırtı ile
- [N] şangırtı, çatırtı, parçalanma, kırılma, çarpışma, kaza, iflas, başarı, buzlu konyak
- [V] parçalamak, mahvetmek, yenmek, ezmek, vurmak, sert vurmak, paramparça olmak, parçalanmak, çarpmak, çakılmak, iflas etmek, mahvolmak, bozguna uğramak
|
|
| go smash |
- [V] iflas etmek, mahvolmak, bozguna uğramak
|
|
| smash hit |
{,smæʃ'hıt}
- [N] liste başı şarkı, çok tutulan oyun
|
|
| smash in |
- [V] parçalamak, vurup kırmak
|
|
| smash up |
- [V] parçalamak, mahvetmek, mahvolmak, bozguna uğramak
|
|
| smash-up |
{'smæʃ,ʌp}
- [N] parçalanma, çöküş, iflas, çarpışma, kaza, yere çakılma
|
|
| smash to smithereens |
- [V] parça parça etmek, paramparça etmek, un ufak etmek
|
|
| smash |
f.
i. ezmek, parça parça etmek; kırıp parçalamak; mahvetmek; teniste yukarıdan topu şiddetle vurmak, smaş yapmak; parça parça olmak, ezilmek; çarpmak; iflâs etmek;
i. paramparça olma, ezilme; mahvolma; k.dili. birdenbire iflâs etme; buzlu konyak; k.dili. başarı. smash hit k.dili. filim veya piyesin tutulması. go to smash k.dili. mahvolmak, iflâs etmek. |
|
| smash |
f. 1. paramparça etmek; paramparça olmak, tuzla buz olmak. 2. {in} {kuvvetli bir darbeyle} kırmak: He smashed the door in. Kapıyı kırdı. 3. through {bir şeyi} {kuvvetle} atarak {başka bir şeyi} kırmak: She smashed a stone through the window. Taş atıp camı kırdı. 4. {up} mahvetmek; dağıtmak; tarumar etmek. 5. spor smaçlamak, smaç vurmak, smaç yapmak. 6. {birinin bir yerine} yumruk atmak: He smashed him one in the jaw. Çenesine bir tane patlattı.
i. 1. kuvvetli bir yumruk/darbe. 2. küt sesi. 3. paramparça olma. 4. şangırtı. 5. {iki taşıt arasındaki} çarpışma. 6. k. dili iflas. 7. k. dili büyük hit, büyük sükse yapan film/müzik parçası. 8. spor smaç. |
|
| smash s.o.´s face in |
k. dili birinin façasını almak, birinin çenesini dağıtmak: I´ll smash your face in! Façanı alırım ha! |
|
| smash |
smash
smäş
Fiil
* paramparça etmek; paramparça olmak, tuzla buz olmak.
* [{in}] {kuvvetli bir darbeyle} kırmak.
* [through] {bir şeyi} {kuvvetle} atarak {başka bir şeyi} kırmak.
* [{up}] mahvetmek; dağıtmak; tarumar etmek.
sports
* smaçlamak, smaç vurmak, smaç yapmak.
İsim
* kuvvetli bir yumruk/darbe.
* küt sesi.
* paramparça olma.
* şangırtı.
* {iki taşıt arasındaki} çarpışma.
* iflas.
* büyük hit, büyük sükse yapan film veya müzik parçası.
sports
* smaç. |
|
| smash someone's face in |
* birinin façasını almak, birinin çenesini dağıtmak:
I'll smash your face in!
Façanı alırım ha! |
|
| smash |
ezmek, parça parça etmek; kırıp parçalamak; mahvet |
|
| smash |
v.parça parça et:n.kırılma |
|
| smash up |
v.şiddetle çarp:n.şiddetli çarpışma |
|
| smash |
parçalamak |
|
| smash |
kırmak |
|
| smash |
paramparça etmek |
|
| smash |
parçalanmak |
|
|
|