| barrier (at rail crossing) |
{'bærıər}
|
|
| per rail |
|
|
| rail |
{reıl}
- [N] ray, demiryolu, tırabzan, trabzan, parmaklık, korkuluk, sutavuğu
- [V] ray döşemek, parmaklıkla çevirmek, tırabzan koymak, küfretmek, sövmek, ağzına geleni söylemek, azarlamak, dil uzatmak, yakınmak
|
|
| by rail |
|
|
| rail bus |
|
|
| rail crossing |
|
|
| rail in |
- [V] parmaklıkla çevirmek, tırabzan koymak
|
|
| arris rail |
verev kesilen hatıl |
|
| rail |
i. 1. {tahta parmaklıktaki yatay} sırık. 2. küpeşte; tırabzan küpeştesi, merdiven küpeştesi; parmaklık küpeştesi. 3. den. küpeşte. 4. d.y. ray. 5. demiryolu.
f. off -i parmaklıkla çevirmek. |
|
| rail |
f. sövüp saymak. |
|
| rail |
f. sövüp saymak. rail at, rail against dil uzatmak, sözle sataşmak, sövüp saymak; dırlanmak. |
|
| rail |
i.
f. tırabzan, merdiven parmaklık; demiryolu, ray;
f. parmaklıkla çevirmek, tırabzan koymak; demiryolu ile taşımak. |
|
| rail |
i. su tavuğu. water rail su yelvesi, zool. Rallus aquaticus. |
|
|