İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
prep |
{prep}
- [A] hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (Brit.), ev ödevi (Brit.)
|
|
prep |
kıs. preparatory, preposition. |
|
prep |
s. k.dili hazırlayıcı. |
|
prep |
s. k. dili hazırlayıcı, hazırlık.
i. İng. ev ödevi. |
|
prep |
kıs. preparatory, preposition. |
|
prep school |
1. kolej, özel ortaokul ve lise. 2. İng. koleje hazırlayan özel okul. |
|
prep |
prep
prep
Sıfat, colloquial
* hazırlayıcı, hazırlık.
İsim, British
* ev ödevi. |
|
prep school |
* kolej, özel ortaokul ve lise.
British
* koleje hazırlayan özel okul. |
|
prep. |
prep.
abbreviation
·"preparatory"
"preposition" |
|
prep |
{kıs.} preparatory, preposition. |
|
prep |
{k. dili} hazırlayıcı. |
|
prep |
hazırlayıcı |
|
prep school |
hazırlık okulu |
|
prep |
ev ödevi |
|
prep |
ders çalışma |
|
prep |
derse hazırlanma |
|
prep |
hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (brit.), ev ödevi (brit.) |
s. |
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
sakın ha! |
|
|
sakın kalkışma |
- [ADV] dare: don't you dare to
|
|
sakin |
- [A] quiet, peaceful, smooth, still, calm, domicilled, even-tempered, tranquil, airless, cold, comfortable, composed, dispassionate, equal, even, halcyon, hushed, imperturbable, laidback, nerveless, noiseless, pacific, peaceable, philosophic, philosophical, placid, quiescent, reposeful, sedate, serene, steady, unperturbed, unruffled, untroubled
- [ADV] composedly
- [N] resident, local, inhabitant, inmate, tenant, citizen, dweller, habitant, indweller, repose: in repose
|
|
Sakin olun, her şey yoluna girecek. |
- [PHR] calm: Calm down, everything will be OK.
|
|
sakin bir biçimde |
|
|
sakin deniz |
|
|
sakin durmama |
|
tıp. |
sakin ol! |
- [INTRJ] calm down!, cool it!, cool: keep cool!, still: keep still!, steady on!, hair: keep your hair on!
|
|
sakin olmak |
- [V] cool: keep cool, temper: keep one's temper, calm down, still: keep still
|
|
sakin olun! |
|
|
sakin sakin |
|
|
sakin ve aklı başında |
|
|
sessiz sakin |
|
|
sessiz, sakin |
|
|
sakın |
1. Beware!/Take care!/Don´t do it!/ Don´t!: Sakın Bağırma! Mind you don´t shout! 2. I do hope ...: Sakın onu kaybetmiş olmayasın! I do hope you haven´t lost it! Sakın ona söylemiş olmayın! I do hope you haven´t told him! |
|
sakin |
1. calm, tranquil, serene; still. 2. /da/ {someone} who resides in or inhabits {a place}. 3. {a} resident; {an} inhabitant. |
|
sakın |
* Beware!/Take care!/Don't do it!/ Don't!:
Sakın bağırma!
Mind you don't shout!
* I do hope ...:
Sakın onu kaybetmiş olmayasın!
I do hope you haven't lost it! |
|
sakin |
* calm, tranquil, serene; still.
* {someone} who resides in or inhabits {a place}.
* {a} resident; {an} inhabitant. |
|
n.çok olan:v.dolu ol:prep.dolu olarak |
abounding |
|
sakın |
abstain |
|
|
|