İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
prep |
{prep}
- [A] hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (Brit.), ev ödevi (Brit.)
|
|
prep |
kıs. preparatory, preposition. |
|
prep |
s. k.dili hazırlayıcı. |
|
prep |
s. k. dili hazırlayıcı, hazırlık.
i. İng. ev ödevi. |
|
prep |
kıs. preparatory, preposition. |
|
prep school |
1. kolej, özel ortaokul ve lise. 2. İng. koleje hazırlayan özel okul. |
|
prep |
prep
prep
Sıfat, colloquial
* hazırlayıcı, hazırlık.
İsim, British
* ev ödevi. |
|
prep school |
* kolej, özel ortaokul ve lise.
British
* koleje hazırlayan özel okul. |
|
prep. |
prep.
abbreviation
·"preparatory"
"preposition" |
|
prep |
{kıs.} preparatory, preposition. |
|
prep |
{k. dili} hazırlayıcı. |
|
prep |
hazırlayıcı |
|
prep school |
hazırlık okulu |
|
prep |
ev ödevi |
|
prep |
ders çalışma |
|
prep |
derse hazırlanma |
|
prep |
hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (brit.), ev ödevi (brit.) |
s. |
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
açıkla! |
|
|
açıklama |
- [N] explanation, statement, gloss, definition, indorsement, hearing, account, clarification, comment, commentary, declaration, direction, elucidation, endorsement, explication, exposition, illumination, illustration, instruction, paraphrase, profession
|
|
açıklama yapmak |
- [N] direction: give directions
- [V] explain, statement: make a statement, gloss, show forth
|
|
açıklayarak özrünü bildirmek |
|
|
ayrıntıları ile açıklama |
|
|
etraflıca açıklama |
|
|
gerçekleri açıklama |
|
|
kaçamaklı açıklama yapmak |
|
|
kirli çamaşırları açıklama |
|
|
mantıklı açıklama |
|
|
mantıklı bir açıklama |
- [N] likely: a likely explanation
|
|
olayları tarihteki sellere mâl ederek açıklama |
|
|
resmi açıklama |
- [N] dicta, dictum, return
|
|
resmi açıklama yapma |
|
|
sırrı açıklayarak ortalığı karıştırmak |
- [ID] cat: set the cat among pigeons
|
|
açıklama |
1. explanation, statement. 2. disclosure. 3. commentary.
açıklama yapmak/
açıklamada bulunmak to make a statement. |
|
açıklama |
* explanation, statement.
* disclosure.
* commentary. |
|
açıklama yapmak |
açıklama yapmak/açıklamada bulunmak
* to make a statement. |
|
n.çok olan:v.dolu ol:prep.dolu olarak |
abounding |
|
n.bitişik:v.dayan:prep.dayanarak |
abutting |
|
|
|