Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
flush, to [memory] bellek dökümü
flush, to [memory] bellek dökümü
flush, to [memory] bellek dökümü [elec.]

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
flush Dinle! {flʌʃ}
  • [A] düz, çıkıntısız, bir hizada, gömme, ankastre, ağzına kadar dolu, bol, paralı, cömert
  • [N] kızarma, kırmızılık, sifon, su fışkırması, heyecan, coşkunluk, taşkınlık, ateş (tıp.), hararet, floş {poker}, renk, aşırı cömertlik
  • [V] yüzü kızartmak, heyecanlandırmak, coşturmak, yüzü kızarmak
straight flush
  • [N] floş ruvayel, straigt flush, straight flush
flush royal
  • [N] floş royal, royal floş
four flush
  • [N] tamamlanmamış el {poker}
flush scarlet
  • [V] kıpkırmızı olmak, pancar gibi olmak
flush s.
1. düz, aynı hizada olan.
2. k. dili üzerinde bol para olan.

f.
1. {av kuşunu} ürkütüp uçurmak.
2. {yüzü} kızarmak; {yanaklarını} kızartmak.

i. {yüzde} kızartı.
flush f.

i. kanatlanıp uçmak, ürkmüş kuş gibi uçmak: ürkütüp kaçırmak {özellikle av kuşu}:

i. birden ürkütüp kaçırılan kuşlar.
flush s.

f.

z. dopdolu, taze: bol, mebzul, bereketli, cebinde çok para taşıyan: bir seviyede, düz: güvertesi baştan kıça kadar düz olan {gemi}:

f. düzlemek bir seviyeye getirmek; boşluklarını doldurup düzeltmek {duvar};

z. düz bir şekilde, yüzeyde tam.
flush f. ; birden akmak, hücum etmek {kan}; kızarmak; heyecanlandırmak: akıtmak, bol su ile temizlemek; kızartmak;

i. kızarma; ısınma, heyecan, galeyan, coşma, taşkınlık; kırmızılık, kızartı; ateş hararet, sıcaklık. Her face was flushed. Yüzü kıpkırmızıydı. in the first flush of passion ilk heyecanla, hislerin ilk coşkunluğuyla. flushed with victory zaferin verdiği şevk ve heyecanla dolu.
flush i. iskambil floş, poker oyununda aynı renkten olan bir el kağıt.
flush yanaştırmak
flush (buffer, etc.) temizlemek
flush (buffer, etc.) boşaltmak
flush (buffer, etc.), to temizlemek, boşaltmak {bellek}
flush (memory) bellek dökümü
Flush left Soldan Hizalı
Flush left Sola yanaştır
flush out
1. düz. çıkıntısız. bir hizada. gömme. ankastre. ağzına kadar dolu. bol. paralı. cömert. kızarma. kırmızılık. sifon. su fışkırması. heyecan. coşkunluk. taşkınlık. ateş {hasta}. hararet. floş {poker}. renk. aşırı cömertlik. yüzü kızartmak. heyecanlandırm.
Flush Right Sağdan Hizalı
Flush Right Sağa yanaştır

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
straight flush
  • [N] flush: straight flush
straigt flush
  • [N] flush: straight flush
straigt flush straight flush n.