| American Express |
- [N] American Express (fin.)
|
|
| express delivery |
- [N] gönderme: özel ulakla gönderme, gönderme: nakliye şirketi ile gönderme
|
|
| express |
{ık'spres}
- [A] açık, belli, kesin, özel, hızlı, süratli, ekspres
- [ADV] ekspres olarak, ulak: özel ulak ile
- [N] posta: ekspres posta, ulak: özel ulak, tren: ekspres tren, otobüs: ekspres otobüs, nakliye şirketi
- [V] ifade etmek, anlatmak, açıklamak, belli etmek, açığa vurmak, sıkıp suyunu çıkarmak, ekspresle göndermek
|
|
| How much does it cost to send this by express? |
- [PHR] ekspres: Bunu ekspres posta ile gönderme ücreti ne kadar?
|
|
| Is that an express train? |
- [PHR] ekspres: Bu tren ekspres mi?
|
|
| express company |
|
|
| express post |
|
|
| I'd like to send this by express post. |
- [PHR] posta: Bunu ekspres posta ile göndermek istiyorum.
|
|
| express train |
|
|
| Is this an express or a local train? |
- [PHR] tren: Bu ekspres treni mi normal tren mi?
|
|
| express |
s.
z.
i.
f. açık, belli, sarih;kesin, katî; özel, hususi, mahsus; tam, tıpkı; gayesine uygun; sürat sağlayan;
z. sürat postası ile, ekspresle;
i. nakliye şirketi, ambar; sürat postası, ekspres;
f. ambarla göndermek. express company nakliye şirketi, ambar. express train surat postası, ekspres. |
|
| express |
f. tarif etmek; ifade etmek, beyan etmek, anlatmak: yüz ifadesi veya mimiklerle anlatmak, belli etmek; sıkıp çıkarmak, sıkıp içini boşaltmak. express oneself maksadını anlatmak, meramını ifade etmek. express in other terms başka sözlerle anlatmak. |
|
| express |
f. ifade etmek, dışa vurmak, anlatmak, beyan etmek. |
|
| express |
s. 1. açık, belli. 2. özel. 3. tam, tıpkı. 4. ekspres {taşıt}. 5. İng. ekspres, özel ulak, acele.
z. ekspresle.
i. 1. ekspres tren. 2. İng. acele posta.
f. {mektubu} ekspresle göndermek. |
|
| Express |
Hızlı |
|
| express delivery |
İng. acele posta. |
|
| express in other terms |
başka sözlerle anlatmak. |
|
| express o.s. |
maksadını anlatmak, meramını ifade etmek. |
|
| express one´s sympathy |
1. for {görüşü/fikri} anlayıp paylaşmak. 2. to {birine} taziyede bulunmak; {birinin} acısını paylaştığını belirtmek. |
|
| express |
ex.press
îkspres'
Sıfat
* açık, belli.
* özel.
* tam, tıpkı.
* ekspres {taşıt}.
British
* ekspres, özel ulak, acele.
Zarf
* ekspresle.
İsim
* ekspres tren.
British
* acele posta.
Fiil
* {mektubu} ekspresle göndermek. |
|
|