Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
big deal!
  • [INTRJ] büyük marifet!, ne farkeder ki!, bana ne!

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
deal Dinle! {di:l}
  • [N] davranış, muamele, yöntem, alışveriş, pazarlık, anlaşma, kâğıt dağıtma, miktar, daha da fazla olma, çam tahtası, çam kerestesi
  • [V] ilgilenmek, meşgul olmak, uğraşmak, değinmek, iş yapmak, alışveriş etmek, dağıtmak, kâğıt dağıtmak, uyuşturucu işi yapmak, vurmak, ele almak
deal! {di:l}
  • [INTRJ] oldu!
a good deal of
  • [A] epey
a great deal
  • [A] bir hayli, oldukça çok
  • [ADV] çok daha
a great deal of
  • [ADV] epey
good deal!
  • [INTRJ] iyi iş!, fena değil!, idare eder!
it's a deal!
  • [INTRJ] anlaştık!, tamam!
make a deal
  • [N] anlaşma yapmak, uzlaşmak
New Deal
  • [NPR] yeniden: Yeniden Yapılaşma (Amer.)
no big deal
  • [N] hiç önemi olmayan şey, önemsiz şey
no deal!
  • [INTRJ] olmaz!, olacak iş değil!
deal a blow at smb.
  • [V] yumruk atmak
deal out
  • [V] pay etmek, dağıtmak
deal smb. a blow
  • [V] yumruk atmak
have suffered a great deal
  • [V] çok çekmek, çok acı çekmek
package deal
  • [N] paket anlaşma, birçok konuyu içeren anlaşma
raw deal
  • [N] haksız muamele, haksızlık
square deal
  • [N] dürüst pazarlık, insaflı davranış
a good deal
1. çok: That cost him a good deal. Ona pahalıya mal oldu. Its climate is a good deal like Cairo´s. Havası Kahire´ninkine çok benziyor.
2. k. dili kelepir.
3. k. dili iyi bir şey.
a good deal/a great deal birçok, bir hayli.