Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
spend itself {fırtına} hızını kaybetmek.
spend itself * {fırtına} hızını kaybetmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
spend the night
  • [V] gecelemek
spend a penny
  • [ID] çiş yapmak, işemek
The price is higher than I planned to spend.
  • [PHR] fiyat: Bu fiyat harcamayı planladığım rakamın üstünde.
spend Dinle! {spend}
  • [V] harcamak, geçirmek {vakit}, tüketmek, etkisini azaltmak, sarfetmek, para harcamak, sperm dökmek {balık}
Can we spend the night here?
  • [PHR] geçirmek: Geceyi burada geçirebilir miyiz?
spend money
  • [V] para harcamak
spend prodigally
  • [V] saçıp savurmak
spend a wakeful night
  • [V] uykusuz bir gece geçirmek
spend the winter
  • [V] kışlamak
spend the winter in
  • [V] kışı geçirmek
spend f. {spent} harcamak, sarfetmek; bol bol vermek; israf etmek, har vurup harman savurmak; kuvvetini azaltmak; geçirmek {zaman}. spending money harcanacak para, harçlık.
spend f. {spent}
1. harcamak, sarfetmek.
2. {vakit} geçirmek.
spend money like water k. dili su gibi para harcamak.
spend o.s. bütün gücünü tüketmek.
spend time in the society of one´s friends arkadaşlarıyla vakit geçirmek.
spend spend spend Fiil (D) spent * harcamak, sarf etmek. * {vakit} geçirmek.
spend money like water * su gibi para harcamak.
spend oneself * bütün gücünü tüketmek.
spend time in the society of one's * arkadaşlarıyla vakit geçirmek.
spend {spent} harcamak, sarfetmek; bol bol vermek; israf