Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
shot Dinle! {ʃɒt}
  • [A] dolu, yanardöner, çakırkeyif, kafası dumanlı
  • [N] atış, erim, menzil, saçma, tahmin, top mermisi, gülle, şut, vuruş, çekim, film çekme, fotoğraf, girişim, deneme, aşı, iğne, boşalma, destek, yardım, tek içki, bir fırt içki, tahrip maddesi, lağım, şans, kısmet, yudum
shot Dinle! {ʃɒt}
  • [N] cinsel ilişki
sl.
shot i.

f. {ted, ting} içinde patlayıcı madde olmayan top güllesi; tüfek saçması; atış; kurşun menzili; erim, atım; nişancı; top veya tüfek atma; spor gülle; spor bilyeye vuruş; {k}.dili teşebbüs; tahmin; şans; {tıb}. şırınga, iğne, aşı; miktar; {k}.dili bir kadeh içki: filimde tek hareket; fotoğraf;

f. gülle veya saçma ile doldurmak. shot metal saçma imalinde kullanılan madde. shot tower saçma imal olunan kule. a long shot güç bir işe teşebbüs etme. a shot in the arm heveslendirme, canlandırma. a shot in the locker yedek. big shot {k}.dili önemli kimse. Iike a shot ok gibi, birdenbire, hızla. not by a long shot hiç, katiyen. parting shot ayrılırken söylenen çileden çıkartıcı söz. take a shot in the dark kafadan atmak.
shot s. yanardöner, şanjan {kumaş}; argo kafası dumanlı; {k}.dili mahvolmuş; kullanılmaz hale gelmiş. shot to pieces tamamen bozulmuş, darmadağın olmuş.
shot i.
1. {mermi, roket için} atım, atış; {top için} vuruş; {top için} şut.
2. {çifte namlulu av tüfeği için} saçma.
3. spor gülle.
4. k. dili fırsat.
5. sin. çekim.
6. k. dili fotoğraf.
7. iğne, iğne yoluyla verilen ilaç: He got a shot. İğne oldu. Give her a shot of penicillin. Ona bir penisilin iğnesi yap. They don´t like shots. İğne sevmezler.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
booster shot {'bu:stərʃɒt}
  • [N] ek aşı, bağışıklık artırıcı aşı
candid shot
  • [N] habersiz çekilen fotoğraf, gizlice çekilen fotoğraf
canister shot
  • [N] şarapnel
cannon shot {'kænənʃɒt}
  • [N] top ateşi, top menzili
case shot {'keısʃɒt}
  • [N] şarapnel
dead shot
  • [N] keskin nişancı
deer shot
  • [N] dumdum kurşunu, geyik saçması
dolly shot
  • [V] kaydırmalı çekim
duck shot
  • [N] ördek saçması
foul shot
  • [N] faul atışı (basket.)
fowling-shot
  • [N] keklik saçması
grazing shot
  • [N] kurşun sıyrığı
knee shot
  • [N] dizden yukarısını çekme
long shot
  • [N] uzun çekim, uzun atış, kazanma ihtimali az şey, riskli girişim
mug shot
  • [N] vesikalık fotoğraf
outdoor shot
  • [N] açık hava çekimi
pan shot
  • [N] panoramik çekim
Parthian shot
  • [N] ayrılırken söylenen dokunaklı söz
parting shot
  • [N] ayrılırken söylenen dokunaklı söz
penalty shot
  • [N] ceza vuruşu {buz hokeyi}