Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
kasık
  • [A] inguinal, pubic
  • [N] groin
kaşık
  • [N] spoon
kaşık
1. spoon.
2. spoonful.
3. wooden spoons used as castanets.
4. curette.
5. stoneworker´s spoon-shaped crowbar.

__ atmak/çalmak /a/ to eat {something} quickly.

__ çalımı colloq. supper time.

__ düşmanı colloq. one´s wife.

__ kadar emaciated {face}.

__ kaşık by spoonfuls.

__ kepçesi bowl of a spoon.

__ matkabı core bit {for rock drilling}.

__ oyunu folk dance performed while beating time with wooden spoons.

__la yedirip/aş verip sapıyla {gözünü} çıkartmak to spoil a good deed with a bad one.
kasık anat.
1. groin.
2. inguinal.

__ bezi anat. inguinal gland.

__ bölgesi anat. inguinal region.

__ı çatlamak to get a hernia.

__ fıtığı path. inguinal hernia.
kasık anatomi * groin. * inguinal.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
kaşık şeklinde balık yemi
  • [N] spoon bait, spoon
gümüş kaşık
  • [N] silver spoon
kasık bağı
  • [N] truss, suspensory bandage, suspensory
kasık biti
  • [N] louse: crab louse
kasık kemiği
  • [N] pubis
kasık kemiğine ait
  • [A] pubic
kasık kemikleri
  • [N] pubes
kasık kılları
  • [N] pubes
Temiz bir kaşık alabilir miyim?
  • [PHR] spoon: Could I have a clean spoon?
kaşık dolusu
  • [N] spoonful: spoonfuls, spoonful
kaşık zoka
  • [N] spoon bait
olta ucuna takılan kaşık
  • [N] spinner
plastik kaşık
  • [N] plastic spoons
tahta kaşık
  • [N] wooden spoon
bir kaşık suda boğmak * to be ready to kill on the slightest pretext.
kasık bezi anatomi * inguinal gland.
kasık fıtığı patoloji * inguinal hernia.
kaşık atmak kaşık atmak/çalmak * to eat {something} quickly.
kaşık çalmak kaşık atmak/çalmak * to eat {something} quickly.
kaşık kadar * emaciated {face}.