Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
get into mess
  • [ID] pisliğe bulaşmak, üstünü kirletmek, başını belâya sokmak
get into mess pisliğe bulaşmak, üstünü kirletmek, başını belâya sokmak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
we are in the deuce of a mess
  • [PHR] ayıkla pirincin taşını
a dickens of a mess
  • [N] karmakarışıklık
mess Dinle! {mes}
  • [A] karmakarışık
  • [N] çorba, karışıklık, karmakarışıklık, manga, pislik, karışık şey, karışık yemek, asker sofrası, sofra arkadaşları
  • [V] karıştırmak, bozmak, kirletmek, pisletmek, asker sofrasında yemek yemek
here is a pretty mess
  • [PHR] ayıkla pirincin taşını
make a mess
  • [V] ortalığı birbirine katmak
make a mess of
  • [V] berbet etmek, yüzüne gözüne bulaştırmak, pisletmek
Oh dear, what a mess!
  • [INTRJ] dağınıklık: Aman Tanrım, bu ne dağınıklık!
mess about
  • [V] oynayıp durmak, sinek avlamak
mess around
  • [V] oyalanmak
mess around with
  • [V] uğraşmak
mess-deck {'mes,dek}
  • [N] manga
mess hall {'meshɔ:l}
  • [N] yemekhane
mess kit
  • [N] sefertası
mess smth. about
  • [ID] karıştırmak, oynamak
mess things up
  • [ID] berbat etmek, yüzüne gözüne bulaştırmak
mess tin {'mestın}
  • [N] aş kabı, karavana
mess up
  • [V] berbat etmek, yüzüne gözüne bulaştırmak, karıştırmak
mess with
  • [ID] uğraşmak, bulaşmak
a mess of bir yemeklik {yeşillik}.
make a mess of
1. {bir yeri} dağıtmak.
2. -i berbat etmek.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
aman tanrım bu ne dağınıklık (mess: oh dear) Oh dear what a mess interj.