| study |
{'stʌdı}
- [N] öğrenim, tahsil, tetkik, çalışma, inceleme, araştırma, araştırma konusu, görülecek şey, çalışma odası, taslak, eskiz, deneme, ön çalışma, etüt, rol ezberleme
- [V] eğitimini görmek, okumak, öğrenmek, çalışmak, çalışma yapmak, araştırmak, incelemek, gayret etmek, çabalamak, gözetmek, saygılı olmak
|
|
| study |
i. çalışma, okuma, irdeleme, mütalaa; inceleme, araştırma, tetkik; gayret, çalışkanlık; düşünme, tefekkür; dalgınlık; araştırma konusu veya sahası; kalem tecrübesi, alıştırma taslak; müz. etüt; yazıhane; çalışma odası; k.dili. rol ezberleyen kimse. study group araştırma grubu. study hall mütalaa salonu; çalışma saati. His face was a study yüzü görülecek bir haldeydi. in a brown study başka şeylere dikkat etmeyecek derecede düşünceye dalmış. make a study of öğrenmeye veya anlamaya çalışmak. |
|
| study |
f. okumak, irdelemek, çalışmak, mütalaa etmek; düşünmek; incelemek, araştırmak, tetkik etmek; gayret etmek; tahsil etmek. study up on için ders çalışmak. |
|
| study |
f. 1. {ders} çalışmak: I´ve got to study math tonight. Bu gece matematik çalışmam gerek. 2. okumak, ... öğrenimi görmek: He´s studying Spanish. İspanyolca okuyor. 3. at {bir yerde} eğitim görmek; under {belirli bir hocanın} nezaretinde çalışmak/okumak. 4. about k. dili -i iyice düşünmek: Let me study about it a little. Bunu biraz düşüneyim. |
|
| study |
i. 1. ders çalışma; araştırma. 2. çoğ. dersler; araştırmalar. 3. çalışma odası. 4. eskiz, taslak. 5. müz. etüt. |
|
|